Keklikten İbibiğe Bir Koşum

Yol üzerinde, hızlı giden bir araç içinde iseniz, yolun kenarındaki dağ, taş, ağaç, tabela veya her ne varsa kaçarak sizden uzaklaşıyor gibi gözükürler. Sanki onları yol doğrultusunda ortadan ikiye ayıran sizmişiniz gibi, siz gidince birleşiyorlar. Öyle hızlı olur ki bu yanılsama, yüreğinizde cız eden ferahlığa doğru üşüyerek hüzünlenirsiniz. Hele araçta şoför iseniz, geriye doğru kaçışa […]

Continue Reading →

0 Comments

Aşık Veysel

 Halk ozanları,halkın her türlü yaşantılarını genel anlamda dile getirmelerine karşın,geleneğin temsilcileri olarak anlaşılmaktadırlar.Yani bir bakıma eskinin sürdürücüleri diye nitelendirilmektedirler.Nedeni de;kullandıkları dil,çalgılar ve yerel mekanlardır.Bunlara daha fazla örnek verilebilir tabi de,esas olan halkın ötesinde gelişen ve geçerli diye öne sürülen modalardan uzak durmuş olmalarıdır.Halk ne ise halk ozanları da onun bir aynası olmayı sürdürmüşlerdir.

Continue Reading →

2 Comments

Yunak,Calik ve “Rikis” Arasında Musallat Ya Da Tebelleş Olmak Gibi Şeyler

Şiir oku dediler okudum. “Arş ne demek” diye sordular söyledim bildiğimi. Anlattılar dinledim. Son günlerin en çok bilgilendiğim ve sevinerek içinde bulunduğum bir ortamdaydım. Sohbet. Laflamak yani. Birbirini dinleyerek. İçtenlik dolu. Saygıyla süslü. “Arş“, “İslam inanışına göre göğün en yüksek katı” (TDK,Güncel Sözlük), ben de aynı anlamda kullanıyordum zaten. Tasavvuf ile gönlü arasında köprü kurabilmişlerin […]

Continue Reading →

0 Comments

İnsan Azığında Kuş Payı

Bıçağımı bileyeli on dakika ya oldu ya olmadıydı. Başımı kaldırdım ki ne göreyim; inekler kayalığa tırmanıyorlar. Biri, ta yarın başına gelmiş bile. Yuvarlandı yuvarlanacak. Adamın gözü cayıyor. Bıçağımı bir daha yokladım. Tamam, duruyor kınında. Kın da o biçim ki, babam dikmiş. Camız gönünü incelte incelte, yuryumuşak etmiş garibim. Onu da bizinen, çunaldızınan dikmiş. Rastgele biçimli, […]

Continue Reading →

0 Comments

Sığırcıklar Beni Sevmese De Haklılar

“Çocuklar” diye başlayıp, akıl ve yönerge veren cümlelerin sahiplerini çok severdim. Hele ki, içtenlikle dikkate alınan çocuk arkadaşlarımın içinde olmaktan duyduğum sevince yeter olmazdı. Düşünün ki, kollanıyorsunuz, korunuyor ve izleniyorsunuz; bundan daha güzel ne olur Allah aşkına. Kuş kovaladığımız, tarlalardan mercimek veya nohut yolduğumuz, itleri boğuşturduğumuz, işten kaytardığımız, yumurta çaldığımız, kuş yuvası bozduğumuz, küfür ettiğimiz, […]

Continue Reading →

0 Comments

Sürgünce Konuşur Kimi Hısımlarımız, Anlayana Aşk Olsun!

Bindokuzyüz doksanı bir iki yıl geçe, Ankara’nın Maltepe semtinde, ufak tefek ve kapıcılar için yapılmış, bodrum katında bir evdeyiz. Bahar ile ikimiz. Ben hem üniversitedeyim, öğrenci olarak, hem de çalışıyorum. Yine böyle, telaş atına binmiş gibi de yüreğimi yormadan dünyayı algılama heyecanıyla gözlerimi fal taşı gibi açmış, olanı biteni bilmeye çalışıyorum. En çok da yolda […]

Continue Reading →

1 Comments